Takdir Yarış

Website bağlantısı:

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da düzenlenen Demir-Çelik zirvesine katıldım. Zirvede, Türk Demir ve Çelik Üreticiler Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, Çolakoğlu Metalurji CEO’su Uğur Dalbeler, Kardemir Genel Müdürü Fadıl Demirel gibi sektörün öncüleri yaptığı sunumlarla ve konuşmalarla Türkiye’nin dünyadaki yerini ve geleceğini anlattılar. Dünya Çelik Derneği, İran Demir Çelik Derneği, Hindistan’ın en büyük çelik üreticisi, Siemens ve daha birçok katılımcı yeni teknolojiler ve uygulamalar hakkında değerli bilgiler paylaştılar.

Zirvede iki unsur fazlası ile dikkatimi çekti. Bunlardan biri Karabük-Kardemir Genel Müdürü Fadıl Demirel’in yaptığı sunum. Demirel, sunumda özelleşmelerinden sonra yaptıkları yatırımlar ile Karabük İline yaptıkları sosyal ve çevresel yatırımları anlattı.

Fadıl Demirel Kardemir’in son yıllardaki gelişimden bahsederken, gelişen bir firmanın sosyal alanlara ne denli önemli yatırımlar yapabileceğini de gösterdi. Öyle ki, Kardemir büyüyor büyüdükçe sosyal yatırımlar yapıyor.

Şimdi tek bir firma bulunduğu yere neler yapabilirmiş birkaç önemli olanlarını sizlerle paylaşayım. Kardemir, şu anda Karabük Üniversitesi yerleşkesinde Demir Çelik Enstitüsü ve Araştırma Geliştirme Merkezi binası yapıyor. Mühendislik fakültesini tamamlamışlar, Kapalı Spor Salonu,  Hasan Doğan Halı Saha Tesislerini yapmışlar. İktisadi İdari Bilimler Fakültesini ve Metin Türker Spor Tesislerini kurmuşlar, Kardemir Karabükspor’a destek oluyorlar. Toplam 153 Milyon TL sosyal yatırımları bulunuyor. Çevre yatırımlarından hiç bahsetmiyorum bile. Kardemir, Karabük’ü kalkındırarak kendisini de kalkındırmış oluyor. Belki de başarısının bir bölümü halk ile bütünleşmesine bağlıdır.

Aliağa’da da benzer fabrikalar var ama iz bırakan bir yatırım göremiyoruz. Aliağa’da Meslek Yüksek Okulu var binası yok. Bir ya da iki fabrikamız birleşerek okul binası yaptırabilir. Diğerleri başka okullar, yurtlar yaptırabilir. Tüpraş özelleştikten sonra Aliağa’ya sosyal bir yatırım yapmadı. Petkim Meslek Lisesi yaptırıyor ve Basketbol takımına sponsor oluyor. Burada şunu da belirtmeliyim Aliağa Devlet Hastanesinin donanımı bu sanayi kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ile bir önceki dönem Kaymakamımız Emin Osman Bulgurlu, rahmetli Belediye Başkanımız Süleyman Akbıyıkoğlu ve Odamızın ciddi girişimleri sayesinde alınabilmiş, bir nebze olsun Aliağa için fayda sağlanabilmişti.

Aliağa yatırımlardan gerektiği kadar payını alamıyor.

Aliağa’yı tanımıyoruz

Bir diğer dikkatimi çeken konu ise Aliağa Demir Çelik sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki yerini bu zirvede öğrendik. Aliağa’daki sektörlerle ilgili, çevre ve sosyal alanlar ile ilgili büyük bir bilgi eksikliği var. Yatırımcı geldiğinde yatırımcıya verilecek somut bilgiler yok. Biz yıllardır Aliağa’daki fabrikaların Türkiye demir çelik üretiminin %40-45’ini karşıladığını biliyorduk. Kayıtlarımızda ve beyanlarımızda bu rakamları belirtiyorduk. Ama Demir çelik zirvesinde yapılan sunumlarda üretimin %22 olduğunu öğrendik.

Aliağa Ticaret Odası olarak hazırladığımız 2010-2013 Stratejik planda bu eksiklikler belirlenmiştir. Bu eksikliğin giderilmesi içinde Odada bilgi bankası oluşturulması kararı alınmıştır. Bu konuda çalışmalarımıza başladık ve Aliağa Kaymakamlığı’ndan kurumların 2011 yılı verileri istenmiş ve cevap gelmiştir. Diğer kurumlardan da bilgiler isteyerek Aliağa’nın envanterlerini çıkarıyoruz.

Genel Sekreterler eğitiminden notlar

TOBB Başkanı Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun Genel Sekreterler eğitim seminerinde yaptığı sunumdan da sizlerle paylaşmak isteğim bazı konular var.

TOBB’a bağlı Odalara kayıtlı üye sayısı 1.420.000. Bu üyeler 12 milyon istihdam sağlıyor. 350 milyar dolarlık üretim yaparak Milli Gelirin %75 ini ve Türkiye ihracatının %35 ini gerçekleştiriyor.  

Rıfat Hisarcıklıoğlu;

NACE(Meslek Gruplarının Kodlanması) çalışmaları ile de şu değerlendirmeyi yaptı. Üç amaca hizmet edecek. 1-Kayıt dışı ile mücadele, 2-Adres bilgilerinin güncellenmesi, 3-Sanayi Ticaret envanteri için sağlıklı veritabanı oluşturulması.

Vergi Dairesi, SGK, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, T.O.B.B. ortak çalışması. Her firma gerçek cirolarına göre NACE koduna kaydı yapılacak. Sanayi envanteri ortaya çıkacak.

Ticaret Sicil Memurlukları 1995 yılına kadar Adalet Bakanlığına bağlıydı. Kendileri döneminde Bakan Sayın Yalım Erez’in katkıları ile odalara alındı.

Ticaret Sicil Gazetesi 825 Sayfa günlük 2500 ilan yayınlanıyor. 1957’ den bu yana yayınlanan gazeteler bilgisayara aktarıldı.

Fuar Rehberini artık TOBB hazırlıyor. 600 fuar yapan firma vardı. 154 firmaya indi. Bu işi de bakan sayın Ali Coşkun TOBB’a verdi. Bir yıl önceden fuarın tarihleri belli oldu. Bununla da fuarlara yerli yabancı katılım arttı.

Kredi Garanti Fonunundan TOBB Kosgeb Ortaklığı ile 3 milyar kredi kullandırdık. 4.5 Milyar kefalet verdik. Kefil, ipotek yok. Proje karlı olsun yeterli dedi.

Kalkınma Ajanslarına Proje yazın kaynak orada. Proje yazıp zorlamasanız, Adana’da Keman çalma bir başka yerde SPA kursu açılmasına destek veriyor.

Üyelerin yurt dışına götürün. KOSGEB bu ziyaretlerin %50’sini karşılıyor. Çin’de 300 milyon, Hindistan’da 200 milyon kişi AB standartlarında para kazanıyor ve bizden fazla harcıyor. Buralar büyük Pazar. Bunun yanında Japon, G.Kore, Avustralya, Malezya, ABD, Kanada, Meksika, Brezilya, Şile-Arjantin ülkeleri de önemli pazarlar, dedi.

Salı, 03 Ocak 2012 13:46

Odalar Ne Yaparlar

Bilindiği üzere Odalar bulundukları bölgelerdeki ticari, ekonomik ve sosyal her türlü faaliyette aktif rol alan kurumlardır. Bizler de Oda olarak yasaların izin verdiği ölçüde bazı faaliyetler düzenliyor ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz.

Aliağa Ticaret Odası olarak neler yapıyoruz. Aliağa’da vatandaşımız Odalar ile ilgili neler biliyor. Bu yazımda Ekim ayı boyunca yaptığımız faaliyetleri anlatmaya çalışacağım. Gerçekleşen faaliyetler ile Odamız bir ay boyunca, firmaların resmi işleri (Ticaret Sicil işlemleri, Kapasite, Ekpertiz raporları, İş Makinası ruhsat işlemleri vb.) dışında neler yapmış bunları anlatmaya çalışacağım.

6 Ekim’de Odamız Yönetim Kurulu Üyeleri ile 4 ayda bir düzenlenen İzmir İli Oda ve Borsalar Ortak Yönetim Kurulları Toplantısına katılarak ilçenin, üyelerin ve bölgenin sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara iletilmesini sağladık.

7 Ekim tarihinde; Bilindiği üzere Odamız TOBB Akreditasyon sistemine dahil oldu ve bu konuda belgelendirilmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu çalışmalarla hizmet kalitesini artırmayı, kurumsal bir kimlikle kalıcı ve etkili hizmet sunmayı amaçlayan Odamız personeli olarak İletişim Organizasyon Eğitimi aldık.

13 Ekim’de ise nakit sıkıntısının yaşandığı günümüzde, Odamız üyelerine uygun imkanlarda finansa erişimde kolaylık sağlayacak nitelikte ING Bank ile bir protokol imzaladık.

17 Ekim’de üyelerini ve üyelerinin faaliyetlerini yakından takip eden Oda Yönetim Kurulu, kriz döneminde yatırım yapan firmalardan; Espor’a, Cemdağ Aydınlatmaya, Dönmez Prestij otel yatırımından dolayı Dönmez ailesine, Çakmaktepe Enerji Santraline teşekkür plaketi verdi.

19 Ekim günü ise çok önemli bir faaliyette bulunan Odamız, 37 Ülkede eşzamanlı uygulanan Avrupa KOBİ Haftası’na “KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesi ve verimlilik artırma teknikleri” konulu bir seminer ile katıldı. Bu faaliyete Oda olarak katılan İzmir’de tek, Türkiye genelinde ise 3 Oda’dan biriyiz.

Odamız yine 19 Ekim günü KOSGEB’in çok önemli projesi, “İşbirliği Güç birliği destek programının” üyelerine ve ilgili herkese düzenlediği seminerle tanıtılmasını sağladı. Aynı sektörde hizmet veren (Fırın, Pastane, Bakkal, Market, Demir Çelik fabrikaları, Mimarlık ve Mühendislik vb. firmaları) davet ettik. Bu konuda birkaç sektör çalışma yapmaya başladı.

21 Ekim Cuma günü ise Petkim’e özelleştirildikten sonra yapmış olduğu yatırımlarından dolayı Aliağa ekonomisine ve istihdama sağladığı katkılarından dolayı Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk’e teşekkür plaketi verdik.

26 Ekim’de değişen yasa ile işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bulundurması zorunluluğu veya çalışanların bu eğitimi alma zorunluluğu getirilmesiyle, Odamız üyesi, aynı zamanda Odamız Meclis üyesi Orbay Canıtez’in önerisiyle bu konuda eğitim düzenlendi. Eğitime katılanlara sertifikaları verilerek üyelerimizin yasalardaki değişikliklerden dolayı yaşadığı bir sıkıntıyı ortadan kaldırmış olduk.

27 Ekim Perşembe günü ise Avrupa Birliği Türkiye İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) davetimiz üzerine odamıza bir ziyaret düzenleyerek, ABİGEM’in faaliyetleri ile ilgili detaylı bilgiler verdi. Bizler de onlardan aldığımız bilgileri önümüzdeki süreçte üyelerimize aktaracağız.

Dışarıdan bakıldığı zaman Aliağa Ticaret Odası’nın faaliyetlerinin sadece şirketlerin ticari ve ekonomik faaliyetlerinin yürütüldüğü, hizmet alındığında para ödenen bir yer olarak görülmemesi gerekiyor. Yukarıda anlatılan bir aylık faaliyet, yoğunluğumuzun az olduğu bir ayın faaliyetleridir. Bizim Oda olarak hedefimiz, süreklilik kazandığımız bu tür faaliyetlerin sayısını artırmak ve en etkin hizmeti sunmak yönündedir.

Cuma, 04 Kasım 2011 13:55

Hizmetlerimizi Geliştirmek İstiyoruz

Odalar kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Kanunda sayılan görevleri bellidir. Biz bu hizmetlerin dışında neler yapabiliriz arayışı içindeyiz.

Ticaret odası olarak yıllardır üyelere, topluma daha iyi nasıl hizmet veririz diye fikir jimnastikleri yapıyoruz. Meclis ve Yönetim Kurulu toplantıları olsun, anketlerle, üye taleplerini değerlendirmelerimizle devamlı arayış içindeyiz.

Yıllardır üyelerimize yönelik eğitimler, seminerler, konferanslar düzenliyor ve üyelerimizden çok olumlu tepkiler alıyoruz.

Odamız İSO 9001-2008 Kalite Yönetim sistemi belgesini 2008 yılında aldı. Bununla yetinmedi TOBB Akreditasyon sistemine müracaat etti ve 2010 yılında müracatımız kabul edildi. Akreditasyonun ilk geliştirme denetimi bu yılın mayıs ayı içinde yapıldı. Ekim Kasım

aylarında tekrar denetimden geçtikten sonra başarılı olup Akredite Oda olacağız.

Odada işe başladığımızda Başkanımız bize burası sizin işyeriniz, üyeler de müşterinizdir, işiniz de onlara hizmet vermektir, üye varsa siz varsınız, üye yoksa siz de yoksunuz demişti. Aslında Akreditasyon sisteminin mantığında da bu yatıyor. Kanunda belirtilen görevleri zaten yapacağız ama onların dışında neler yapabilirizi araştırıyoruz.

Son bir ay içinde Aliağa'nın daha iyi bir kent olması için üyelerimizin görüşlerini aldık. Üyeler anketi mail yoluyla doldurduğu gibi odaya geldiğinde de doldurdu.

Anket sonuçlarını incelediğimiz zaman;

235 kişinin görüş bildirdiği Aliağa İlçesi Geliştirme Anketi değerlendirme sonuçlarına göre 16 yıldan daha fazla süredir Aliağa'da yaşayanların ankete toplam katılımın %65'ini (153 kişi) oluşturuyor olması değerlendirmelerin Aliağa'yı tanıyanlar tarafından yapıldığını

göstermektedir.

Ankette yer alan soru ve anket sonuçlarına bakıldığı zaman ise;

Sanayileşmeye paralel çevre koruma tedbirlerinin yetersiz ve geliştirilmesi gerektiğini görüyoruz. Katılanların sadece %4'ünün (9 kişi) yeterli dediği, %96'sının yetersiz ve geliştirilmesi gerektiğini düşündüğü çevre koruma faaliyetlerine ilişkin çalışmalarda

bulunulmalıdır. Bu konuda Aliağa halkının bilinçli olduğu ve kirlilik durumunu da takip ettiği

görülmektedir.

Odamızın insan kaynakları çalışmalarının ortalama düzeyde olduğunu görmekteyiz. Toplam katılımın %53'ü odamızın insan kaynakları faaliyetlerinin geliştirilmesi gerektiğini düşünmektedir. %30'u faaliyetlerimizin yeterli olduğunu düşünmekle beraber sadece %17'si

Oda çalışmalarının yetersiz olduğunu düşünmektedir. Biz Oda olarak iş bulma kurumu gibi kesinlikle çalışmıyoruz, amacımız hem üyelerimize hem de Aliağa'ya hizmet etmek. Bu yüzden elimizden geldiğince işverenden gelen personel taleplerine, arşiv sistemimizde

bulunan özgeçmişleri inceleyerek yönlendirmelerde bulunuyoruz ki hizmetimiz de bu noktada son buluyor.

Aliağa'nın Yüksekokul ya da Fakülte ihtiyacı var mı sorusuna ise kesinlikle ihtiyaç vardır cevabı verilmiştir. 235 kişiden sade %3ü (7 kişi) ihtiyaç olmadığını düşünmektedir. % 97 ile yüksekokul ya da fakülteye ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Açılması istenen bölümlere

bakıldığında ise teknik bölümlerin çok önde istendiği görülmektedir. Bunların başlıcaları, makine, metalurji, elektrik, elektronik, denizcilik, lojistik olarak belirtilmiştir. Aslında Aliağa gerek nüfus, gerek nüfus artış hızı, gerek de sanayisi ile bir üniversiteyi hak ediyor. Kaldı ki, kısa bir süre sonra istense de istenmese de zorunluluk haline gelecek Aliağa'da üniversite kurulması konusu kendiliğinden çözülecek. Dileğimiz böyle bir projenin zamanında ve planlı bir şekilde yürürlüğe girmesi.

Aliağa'da sosyal yaşam altyapısını nasıl buluyorsunuz sorusuna ise %4 (10 kişi) ile yeterli görülmüş, % 96'sı ise Aliağa'da sosyal yaşam altyapısının yetersiz ve geliştirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Çevre düzenlemelerine ilişkin çöp kovaları, geri dönüşüm kutuları gibi ihtiyaçların yetersiz olduğu görülmektedir. Sadece %9 (22 kişi) ile yeterli olduğu düşünülen bu konuda, toplam katılımın %91'i yetersiz ve geliştirilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Katılımcıların serbest olarak fikirlerini belirtebilmeleri için bırakılan kısımda ise %80 öncelikle Aliağa'da sinema, alışveriş merkezi kurulmasını istemektedir.

Devam ettiğimiz anket çalışmaları ile beraber üyelerimize ve Aliağa'ya kendi alanlarımız ve olanaklarımız dahilinde en iyi hizmeti sunabilmeyi amaçlıyoruz. Bunu bir parça da olsa başarabilirsek ne mutlu bize.

İzmir Enternasyonal Fuarı Eskisi Gibi Değil

Eskiden büyük bir heyecanla beklerdik fuar zamanının gelmesini. Gidip fuarda dolaşmak, yenilikleri görmek, değişimi takip etmek keyifli olurdu.

Oda olarak Haziran ayında Midilli'de düzenlenen Türk-Yunan Kültür ve Sanat Festivali'ne katıldık. Midilli'de bizi karşılayan heyetlerin İzmir Fuarı'na katılması ve bize davet göndermeleri nedeniyle ben de İzmir fuarına ziyarette bulundum.

Fuar kapısındaki giriş sisteminden Midilli heyetinin yanına gidene kadar plansızlığı görünce üzüldüm biraz. Standa ulaşıp Midilli heyetiyle kısa bir sohbet ettikten sonra dolaşmaya başladım. Nezih ortamın yerini düzensizliğin aldığını, gsm şirketlerinin, işportacıların

her köşeyi doldurduğunu gördüm. Standları kiralayanlar yeniliklerini tanıtmak yerine sıcak ticaret yapmaya çalışıyor. Tabiki fuarın amacı ticaret ama tarzı, işporta tarzı ticaret olmamalı.

Profesyonel ziyaretçilere yer yok gibi fuarda. Zaten profesyonel standlara ilgi de azdı, standı kuranlar kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Çok üzücü tabi, ama bu yaşanan sıkıntının temelinde yatan nedenler var. Sektörel fuarların yaygınlaşması, profesyonel ziyaretçileri oralara çekiyor. İnsanlar iş stresinden, hayat mücadelesinden sıkılmış eğlenmek için fuara gidiyor. Sektörel fuarların yaygınlaşması fuarın bu şekle dönüşmesine neden olduğu gibi vatandaşların da fuardan beklentileri fuarın şeklinin değişmesinde etkili olmuştur. Ama ben eski halini bildiğim fuarın bu yönde değişmemesini, eski tadında ve güzelliğinde olmasını canı gönülden isterdim. Umarım önümüzdeki yıllarda sıradan bir festival alanı olmaktan çıkar da eski fuar kimliğine bürünmeyi başarır.